Erdoğan, Şırnak Şehir Stadı’nda düzenlenen AK Parti Şırnak 7. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmasına, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedavisi nedeniyle kongreye katılamayan AK Parti’li Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka’ya “geçmiş olsun” dileğinde bulunarak başladı.

Şırnak’a özel şükranlarını ileten Erdoğan, Şırnaklıların verdikleri sözü tuttuklarını, Şırnak Belediye Başkanlığını yüzde 62 gibi rekor bir oyla AK Parti’ye emanet ettiklerini anımsattı. Erdoğan, bu sonuçla Şırnak’ın, Türkiye genelinde seçimi kazandıkları 24 il belediyesi arasında Rize’nin ardından ikinci sırada yer aldığını ifade etti.

Şırnaklılara güvenleri, destekleri, muhabbetleri için şükranlarını sunan Erdoğan, şöyle konuştu:

“İnşallah Şırnak’a layık bir belediyecilik anlayışı ortaya koyarak bu güvenin karşılığını hizmet olarak vereceğiz. Bugün Şırnak’a elimiz boş gelmedik. Kongremizden sonra katılacağımız törenle yatırım bedeli yaklaşık 3,5 milyar lirayı geçen 591 projenin resmi açılışını yapacağız. Ayrıca bugüne kadar Şırnak’a yaptığımız hizmetlerin özet bir değerlendirmesini de toplu açılış törenimizde halkımızla paylaşacağız. Resmi açılışını gerçekleştireceğimiz eser ve hizmetlerin şimdiden şehrimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Bugün Şırnak’tan yola çıkan il kongreleri kervanının 81 şehri dolaşacağını, imkanlar el verdiği ölçüde kongreleri vesile ederek ülkenin dört bir yanında teşkilat mensupları ve vatandaşlarla kucaklaşacaklarını anlatan Erdoğan, gelecek hafta sonu Kayseri ve Malatya, bir sonraki hafta sonu Van ve Samsun’da, daha sonraki hafta da Kahramanmaraş ve Kocaeli’nde olacaklarını bildirdi.

Bu şekilde tüm Türkiye’yi bir kez daha katetmiş olacaklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Siyasi hayatımın sadece son 19 yılında AK Parti Genel Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak ülkemizin 81 vilayetinin hepsine defalarca gittim. Bunların arasında onlarca defa gittiğim şehirlerimiz var. Ayrıca Ankara ve İstanbul’daki programlarımızda da kimi zaman muhtarlarımızla kimi zaman belediye başkanlarımızla kimi zaman toplumun çeşitli kesimleriyle bir araya gelmeye özel önem veriyoruz. Ülke ve dünya meseleleri ile ilgili her konuda biz kulağımızı da gönlümüzü de milletimize çeviriyoruz. Siz ne diyorsanız ne istiyorsanız ne bekliyorsanız onu yapmak için gece gündüz çalışıyoruz. Sorumluluklarımızın ağırlığına ve çokluğuna rağmen halkımızla muhabbetimizi bu derece sıkı tutarken dikkat ederseniz muhalefet, milletimizden olabildiği kadar uzak duruyor.”

Erdoğan, Ankara’da, İstanbul’da kapalı kapılar ardından siyaset yapmanın kolay olduğunu dile getirdi.

Siyasetin gerçek er meydanının 81 vilayetin tamamı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “Şehirlerimize gidip milletimizle kucaklaşmadan, insanımızın gönül sıcaklığını hissetmeden siyaset yapıyorum diyenler emin olun sufleyi sizden değil başka yerlerden alıyor. Milletimizin karşısına çıkıp bu ülke için yaptıklarını, yapacaklarını, içerideki ve dışarıdaki her meseleyle ilgili duruşunu açık yüreklilikle ortaya koyamayandan siyasetçi olmaz. Yalan, iftira, dedikoduyla, ima ile siyaset yapanların halktan uzak durmasının sebebi bu sığ ve çirkin üsluplarının yüzlerine vurulacağını bilmeleridir.” diye konuştu.

“MİLLETİMİZ BİZİ GİRDİĞİMİZ HİÇBİR MÜCADELEDE YALNIZ BIRAKMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, en büyük gıdalarının milletle kurdukları gönül bağı, en büyük motivasyonlarının ise her yaştan her meslekten her kesimden insanının kalbinde hissettikleri hasbi samimiyet olduğunu aktardı.

Bu muhabbetin tek taraflı değil iki taraflı olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz tüm hayatımızı milletimize hizmete vakfettik. Hamdolsun milletimiz de bizi girdiğimiz hiçbir mücadelede yalnız bırakmadı. Demokrasiyi güçlendirmek için attığımız her adımda milletimiz yanımızda oldu. Vesayet karşısında dimdik dururken milletimiz hep yanımızdaydı. Sınırlarımızı korumak için terör örgütleri ve onları destekleyenlerin üzerine giderken milletimiz yanımızdaydı. Darbeciler tankları, uçaklarıyla, silahlarıyla üzerimize gelirken milletimiz yanımızdaydı.

Sınırlarımız içinde ve dışında istiklalimizi ve istikbalimizin korumak için girdiğimiz her kavgada milletimiz yanımızdaydı. Türkiye’nin yönetim sistemini tarihindeki ilk defa demokratik yollardan değiştirirken milletimiz yine yanımızdaydı. Hakkımızı, hukukumuzu, çıkarlarımızı her platformda cesaretle savunurken milletimiz yanımızdaydı. Milletimizden aldığımız güçle gerektiğinde yedi düvele meydan okumaktan çekinmedik. Ülkemizin dört bir yanını yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle dolaşırken önümüze çıkan engelleri yine milletimizle birlikte aştık.”

“BUNDAN DAHA BÜYÜK BİR İTİBAR TANIMIYORUM”

Erdoğan, bugün her alanda kendine güvenen, inanan, hedeflerine sıkı sıkıya bağlı bir Türkiye varsa milletin dirayeti, sabrı, fedakarlığı sayesinde olduğunu belirtti.

Her fırsatta kendisini böyle bir milletin evladı olarak yaratan Rabb’ine hamdettiğini söyleyen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Beni Rizelinin olduğu kadar Şırnaklının, Edirnelinin olduğu kadar Karslının da Samsunlunun olduğu kadar Adanalının da, İzmirlinin olduğu kadar Vanlının da kardeşi olarak yaratan Rabb’ime hamdediyorum. Dünyada bundan daha büyük bir zenginlik, bundan daha büyük bir mutluluk, bundan daha büyük bir güç, bundan daha büyük bir itibar bilmiyorum, tanımıyorum. Ülkesinden ve milletinden utanan değil, onunla gurur duyan herkesin de aynı hissiyat içinde olduğuna inanıyorum.

Milleti bölme, ülkeyi parçalama, devleti yıkmaya yönelik söylem, eylem ve tavır içinde olanların herkesin en büyük düşmanı olduğunu belirten Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

“Her kim birliğimize, beraberliğimize kardeşliğimize omuz veriyorsa bilin ki hepimizin en büyük dostudur. Hiçbir siyasi, ideolojik, sosyal, kültürel, ekonomik mülahaza 83 milyon olarak birliğimizden, beraberliğimizden, kardeşliğimizden daha ileri, daha önemli, daha hayati değildir. Ne diyor Mehmet Akif, ‘Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.’ Yüreklerimiz toplu vurduğu müddetçe, her türlü tefrikayı bünyemizden uzak tuttuğumuz müddetçe Allah’ın iziniyle bu ülkenin yükselişinin, bu milletin zenginliğinin önünde duracak hiçbir güç yoktur. Bugün burada gördüğüm manzara, kadim medeniyetlerin şehri, maziden atiye kurduğumuz köprünün altın halkası Şırnak’ın bu konuda da öncülüğü elden bırakmadığını gösteriyor.”

AK Parti’nin ilk il kongresi için Şırnak’ın seçilmesinin rastgele bir tercih olmadığını vurgulayan Erdoğan, “Her şeyden önce geçen yıldan kalan Şırnak’a bir sözümüz vardı. Bu vesileyle onu yerine getirmiş oluyoruz ama tek sebep bu değil. Kongremizin ilk durağı olarak Ahmedi Hani’nin, Mela Ahmed Ceziri’nin, El-Cezeri’nin şehri Şırnak’ı seçmemiz aynı zamanda dünyaya bir mesajdır.” dedi.

“30 YILDIR MÜZAKEREYİ BİTİRMEDİLER”

Irak’ta, Suriye’de, geçmişte Balkanlar’da şu anda Libya ve Karabağ’da yaşananların ayrımcılığın, ayrılıkçılığın, küçük hesaplar peşinde koşmanın nasıl kan ve gözyaşından başka bir netice getirmediğini gösterdiğini dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Biz niye Azerbaycan’da varız, niye Azerbaycan’daki kardeşlerimizin yanındayız? Dikkat edin ne deniyor, ‘Minsk Üçlüsü’. Kimdir Minsk Üçlüsü? Amerika, Rusya, Fransa. Peki bunlar kimin yanında yer aldı? Ermenistan’ın yanında yer aldı. Ermenistan’a, Ermenilere her türlü silah desteği veriyorlar mı, veriyorlar. Bütün bunlar yapılırken şu anda Azeri kardeşlerimiz Ermenilere karşı çok ciddi bir mücadelenin içindeler. Bu mücadeleyi neden veriyorlar? Çünkü Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını Ermenilerden kurtarmak için bu mücadeleyi veriyorlar. Bundan daha doğal, daha tabii ne olabilir? 30 yıldır Amerika, Rusya, Fransa kalkıp da bu müzakereyi bitirmediler ve Azeri kardeşlerimizin topraklarını kendilerine vermediler. Şimdi de Azeri kardeşlerimiz işte işgal altındaki bu topraklarını kurtarmanın mücadelesini veriyorlar. Rabb’im yardımcıları olsun. İnanıyorum ki işgal altındaki bu toprakları Ermenilerden alacaklar ve kurtaracaklar. Duadayız, inşallah bunu da başarıyla götürsünler diyorum.”

“HAYIRDIR NE İŞİN VAR BURADA”

Erdoğan, Libya’da “Wagner” denilen Rusların paralı askerinin darbeci Hafter’e destek verdiğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bize ne diyorlar, ‘Sizin oralarda ne işiniz var?’ Biz zulüm neredeyse oradayız. Diyorlar ki ‘Suriye’de ne işiniz var?’ 911 kilometre bizim sınırımız var. 911 kilometre sınırımızın olduğu yerde böyle bir işgal varsa biz bu işgalden oradaki kardeşlerimizi kurtarmayacak mıyız? Sınırlarımızı güvence altına almayacak mıyız? Bu niye birilerini rahatsız ediyor? Kusura bakmasınlar orada da varız ve olacağız. Amerika’nın, Suriye’de 24 tane üssü var. Amerika’nın 11 bin kilometreden buraya gelip de burada üs kurmasının anlamı ne? Öbür taraftan Amerika buraya 3 bini aşkın tır silah, mühimmat, araç gereç getiriyor. Hayırdır ne işin var burada? Bunları neyle izah edeceksiniz? Ama dünya, Batı şu anda Azerbaycan’ın yanında değil. Dikkat edin ateşkes ilan edildi bu gece ama ateşkesi Ermeniler yine bozdu ve tekrar saldırmaya başladılar. Bütün bu gerçekler ortadayken Batı ses çıkarıyor mu? Çıkarmıyor. Türkiye ses çıkardığı zaman ‘Türkiye’ye bak ya hiç de sessiz durmuyor’ diyorlar. Durmayacağız. Biz hakkın ve haklının yanında yer alacağız.”

“TERÖR ÖRGÜTLERİNİN YOL AÇTIĞI ACILAR YAŞANIYOR”

Türkiye’ye yakın coğrafyada mezhepçilik veya köken farklılığı adına gerilim, çekişme, çatışma ortaya çıktığında kaybedenin sadece Müslümanlar olduğuna vurgu yapan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ağıtlar hep Türkçe, Kürtçe, Arapça yakılmış, zafer çığlıkları ise hep başkalarının dillerinde yükselmiştir. Ölenin de öldürenin de bu toprakların insanları olduğu bir yerde kazananlar başka coğrafyalardan çıkıyorsa hep birlikte durup düşünmemiz lazım. Şırnak’ın bir tarafı Irak, bir tarafı Suriye. Her iki tarafta yaşayanlar da hangi kökene, hangi inanca, hangi mezhebe, hangi meşrebe sahip olurlarsa olsunlar bizim binlerce yıllık kardeşlerimizdir. Maalesef her iki tarafta da istismarcı terör örgütlerinin, zalim rejimlerin veya mezhepçi fanatiklerin yol açtığı acılar yaşanıyor. Terör örgütleri lafa geldiğinde sizin tüm hassasiyetlerinizi, tüm hayallerinizi istismar ederler ama gerçekte bu örgütlerin her biri coğrafyamızla da inancımızla da kültürümüzle de ilgisi olmayan sadece kendi çıkarları ve hesapları için burada bulunan ülkeler için çalışıyor. Canı yanan biziz, kanı dökülen biziz, evlat acısı çeken biziz ama kazanan başkaları. Böyle bir çarpıklığa nasıl göz yumabiliriz? Bu anlayışla biz 18 yıldır ülkemizde herkes için demokrasi herkes için kalkınma diyerek gece gündüz hizmet ediyoruz.

Erdoğan, Şırnak Şehir Stadı’nda düzenlenen AK Parti Şırnak 7. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, hükümete geldiklerinde Türkiye’nin diğer 80 vilayetinin gelişmesi, kalkınması ve büyümesi için ne yaptılarsa Şırnak için de aynısını yaptıklarını belirterek, “Okullarınızın diğer okullardan eksiği var mı? Hastanelerinizin diğer hastanelerden geri kalır tarafı var mı? Yollarınızın diğer yollardan eksik kalır yanı var mı? Güvenlik ve adalet kurumlarımızın hizmetlerinden diğer yerlerden farklı bir uygulama var mı? Topraklarınızı ekerken, araçlarınızı kullanırken, ekmek teknenizi çalıştırırken, evlatlarınızın geleceği için alın teri dökerken herkesten farklı bir muameleye uğruyor musunuz?” diye sordu.

Türkiye’nin diğer illerinde demokrasi, hak ve özgürlük adına ne varsa Şırnak’ta da aynısının mevcut olduğunu ifade eden Erdoğan, “Şayet tüm bu konularda herhangi bir eksik, aksaklık varsa işte ülkenin Cumhurbaşkanı ve AK Parti’nin Genel Başkanı burada, muhatabınız doğrudan benim. Size hem demokrasi hem kalkınma anlamında en küçük bir ayrımcılık yapılıyorsa, failinden hesabını sormak boynumun borcudur.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şırnak’ı Iraklaştırmak, Suriyeleştirmek için yıllarca hem siyasi hem terör boyutuyla uğraşanların bu gerçekleri görüp görmediğini sorarak, şöyle devam etti:

“Elbette görüyor ama onların derdi size daha iyi, daha özgür, daha müreffeh bir hayat ve gelecek sağlamak değil ki. Onların tek derdi kendilerine el altından verilen ajandada yazılanları uygulamaktır. Onların tek çabası Türkiye’yi Iraklaştırmak, Suriyeleştirmek için ne gerekiyorsa yapmaktır. Dağda terörist olarak gezenin de şehirde siyasetçi sıfatıyla dolaşanın da medyada aydın sıfatıyla kalem sallayanın da hiçbirinin ne Şırnak için ne Türkiye için bir hayali vardır. Hepsi de iplerinin bağlı olduğu yerler nereye gidiyorsa oraya giderler. Bundan 5-6 yıl önce biz akan kanı durdurmak için demokratik tüm yolları, yöntemleri kullanıyorduk. Terör örgütünün bu gayretimize cevabı ise şehirlerimizi mahalle mahalle çukurlarla bölmeye çalışmak olmuştu. Öyle mi? Ağızlarından demokrasiyi düşünmeyenler ne yaptı? Bizim değil alçak terör örgütünün yanında yer aldı. Çünkü amaçları hepimizin ortak bir meselesini suhuletle çözmek değil, kaos oluşturarak milleti birbirine düşürmekti. Bunları söylerken elbette geçmişte yapılan hataları, kötü uygulamaları, eksik ve yanlış işleri görmezden geliyor değilim. Bir avuç tek parti devri seçkini dışında bu milletin tamamı aynı sıkıntıları yaşadı.

Biz de kendi mecramızda haklarımızın elimizden hukuksuzca alınması dahil, cezaevine girmek dahil, siyasetin dışında bırakılmaya çalışılmak dahil pek çok eziyete maruz kaldık. Hükümetlerimiz döneminde de attığımız her adımda akıl almaz engellerle karşılaştık. PKK’sından FETO’suna kadar karşımıza çıkartılmadık terör örgütü kalmadı. Darbe girişimi başta olmak üzere her türlü saldırıya maruz bırakıldık. Hamdolsun milletimizle birlikte, sizlerle birlikte tüm bunları birer birer aştık. Aklımıza hiçbir zaman terör örgütü kurmak gelmedi. Aklımıza hiçbir zaman kadınları, çocukları, masumları katlederek kendimize bir hakimiyet alanı tesis etmeye çalışmak gelmedi. Aklımıza hiçbir zaman ülkemize ve milletimize zarar verecek herhangi bir yola başvurmak gelmedi. Çünkü bizim derdimiz, hakkımız olan özgürlüklere ve hizmetlere ulaşabilmekti. Mücadelemizi de hep bu yönde verdik.”

“BU ÜLKE, MİLLETİ VE DEVLETİYLE KENDİ HEDEFLERİNİN PEŞİNDE İLERLİYOR”

Bugün Türkiye’nin demokraside ve kalkınmada eski dönemle mukayese edilemeyecek derecede ileri bir noktada bulunduğuna ve büyüyüp güçlendikçe Türkiye’nin karşısına çıkartılan engellerin mahiyetinin de değiştiğine işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

“Dün 3-5 teröristle 3-5 milyar dolarlık manipülasyonlarla Türkiye’yi köşeye sıkıştırıyorlardı. Artık bunlar işe yaramadığı için olsa gerek küresel ölçekte senaryolar ve oyunlarla üzerimize geliyorlar. Rabb’ime şükürler olsun ki biz bu senaryoların her birini boşa çıkarıyor, oyunların her birini bozuyoruz. Irak’ta bozduk, Suriye’de bozduk, Akdeniz’de bozduk, Karadeniz’de bozduk, içinde yer aldığımız tüm uluslararası platformlarda bozuk. Artık bu ülke milleti ve devletiyle başkalarının ittiği yönde değil, kendi hedeflerinin peşinde ilerliyor.”

Türkiye’nin, 2023 hedeflerine ulaşmak kararlılığıyla yoluna devam ettiğini vurgulayan Erdoğan, 83 milyon vatandaşın 2053 vizyonunu sahiplendiğini söyledi.

“İNŞALLAH TORUNLARIMIZA BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’Yİ MİRAS BIRAKACAĞIZ”

Erdoğan, dün Karadeniz’de Fatih Sondaj Gemisi’nin bulduğu ilk doğal gaz rezervinin sondaj çalışmasında olduğunu anımsatarak, şunları kaydetti:

“Sakarya gaz sahasındaki Tuna-1 kuyusunda keşfettiğimiz 405 milyar metreküplük doğal gaz ülkemizin ihtiyacını yıllarca karşılayacak büyüklüktedir. Fatih Gemimiz, önümüzdeki aydan itibaren aynı sahada yeni bir kuyuda sondaja başlayacak. Elimizdeki tüm veriler, önümüzde keşfedecek çok daha zengin kaynaklar bulunduğunu gösteriyor. Türkiye, bu zenginlikleri ne yapacak? Bölgemizdeki kimi ülkeler gibi bunları har vurup harman savuracak, götürüp Avrupa’nın ve Amerika’nın kasasına akıtacak değiliz. Bu zenginlikleri 81 vilayetimizin tamamının, 83 milyon vatandaşımızın her birinin refahı, kalkınması ve geleceği için kullanacağız.

Türkiye, bu noktaya kolay gelmedi. Bizim dedelerimizin ömrü cephelerde savaşarak geçti. Bizim babalarımızın ömrü harap haldeki bir ülkenin tüm yükünü omuzlayarak yokluk ve baskı altında geçti. Bizim ömrümüz, hem hak ve özgürlüklerin alanını genişletme hem şehirlerimizi ve ülkemizi geliştirme mücadelesiyle geçti. Bugün artık orta yaşa ulaşan evlatlarımız, nispeten daha iyi şartlarda bir hayat sürüyor. İnşallah torunlarımıza hayal ettiğimiz, hedeflediğimiz büyük ve güçlü Türkiye’yi miras bırakacağız. Gençlerimizin gözünde bu heyecanı, bu ışığı, bu kararlılığı görüyorum. Halihazırda yürüttüğümüz mücadeleleri başarıya ulaştırdığımızda inşallah hep birlikte geleceğimize daha bir güvenle bakacağız.”

AK Parti Şırnak İl Kongresi’nin şehre ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen, kuruluşundan bugüne Şırnak teşkilatında görev alanlara emekleri ve gayretleri için teşekkür eden, görev alacaklara başarı dileyen Erdoğan, “İnşallah 2023 seçimlerine bu kadroyla hazırlanacak ve hep birlikte tarihi bir başarıya imza atacağız.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

ERDOĞAN’IN STADA GİRİŞİNDE YÖRESEL KIYAFETLİ ÇOCUKLAR YOLUNA GÜLLER DÖKTÜ

AK Parti Şırnak 7. Olağan İl Kongresi yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını tedbirleri nedeniyle Şırnak Şehir Stadı’nda düzenlendi.

Kongre delegeleri ve partililer saha içine sosyal mesafeye uyularak konulan sandalyelerde yerlerini aldı.

Stadyumda, “Şırnak’tan Mavi Vatan’a selam olsun”, “Siz dik durun Şırnak’ın ışıkları hep açık kalacaktır” ve “Ayasofya’da olduğu gibi Sefine-i Nuh’ta (Nuh’un Gemisi) da sizinle namaza duralım” pankartları yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın stada girişinde yöresel kıyafet giyen kız çocukları yoluna güller döktü.

Konuşması sırasında “Tayyip Dede” diye seslenen çocuğa “Efendim” diyerek cevap veren Erdoğan, çocuğun “Yanına gelmek istiyorum” talebini de “Olur” diye yanıtladı. Erdoğan konuşmasının ardından kürsüye gelen çocuğa oyuncak hediye etti.

Kongreye, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir katıldı.



[Son dakika: 3 ülkeye sert tepki! 'Silah veriyorlar'

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.