Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Türkiye’nin terörle mücadelesinin tüm gücüyle devam ettiğini belirten Çelik, bu mücadelede şehit olanlara Allah’tan rahmet, şehit ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifa diledi. Diyarbakır annelerinin vicdan nöbetinin 645’inci gününe girdiğini anımsatan Çelik, “Dünya tarihindeki en büyük, kendi evladına kavuşmak için verilen en güçlü mücadelelerden bir tanesi. Onlara bir kere daha buradan AK Parti Genel Merkezinden sevgilerimizi, saygılarımızı iletiyoruz.” diye konuştu.

“Tedirgin edici bir tablo”

Marmara Denizi’nde ortaya çıkan müsilaj konusuyla ilgili yakın takiplerinin devam ettiğini belirten Çelik, “Çevre ve Şehircilik Bakanımız bir çalıştay düzenledi, partimizde de Çevre ve Şehircilikten sorumlu Genel Başkan Yardımcımız konuyu takip ediyor. Hepimiz bu konuyla yakından ilgiliyiz, son derece tedirgin edici bir tablo. Çevre ve Şehircilik Bakanımızın açıkladığı eylem planı her açıdan güçlü bir şekilde takip edilecek ve gerekleri güçlü bir şekilde yerine getirilecek.” dedi.

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada konuyu bizzat takip ettiğini ve talimatlarını verdiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tabiat rakibimiz değil tabiat kader arkadaşımızdır, evimizdir, çevre kaderimizdir. Tabiatı rakip gibi gören bir anlayış asla söz konusu olamaz. Bu deniz salyası sorununun kendi kaderimiz olan tabiatı bütün bu tehlikelerden korumak ve kurtarmak için çok ciddi bir uyarı olarak ele alınması gerektiğini değerlendiriyoruz. Bakanımızın açıkladığı eylem planı tavizsiz bir biçimde uygulanacaktır. Bu vesileyle biyolojik arıtma tesislerini yapmanın ne kadar önemli olduğu, biyolojik arıtma tesisi yapmamakla övünmenin, bunlarla ilgili temel atmama töreni düzenlemenin de ne kadar yanlış bir iş olduğu bir kere daha ortaya çıktı.”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığından 300 kişilik bir ekibin 91 noktada Marmara Denizi’nin denetimlerini sürdürdüğünü belirten Çelik, şunları söyledi:

“Acil eylem planı hemen devreye girmiştir. Bu 3 yıllık plan çerçevesinde tamamlanacak bir eylem planıdır ama tabii ki bütün dış şartlar ne olursa olsun, iklim değişikliğinden başka unsurlara kadar insan eliyle kirlenmeye karşı en güçlü mücadeleyi vermemiz gerektiğini bir kere daha ifade ediyorum. Arkadaşlarımız Meclis’te de bu konunun takibini yapacaklar. Grup Başkanvekillerimizden bilgi aldık. Önergeler verilecek ve bu çerçevede bütün partilerin katılımıyla bunun takibi gerçekleştirilecek. Partimiz gerek Meclis’te gerek genel merkezde bu konunun yakın takipçisi olmaya devam edecek. Bu gündemimizde kalmaya devam edecek. Çevre Şehircilik Başkanlığımız Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızla yakın ilişki içerisinde atılan her adım, yapılan her iş yakın bir şekilde izleniyor. Bu eylem planının hayata geçmesi demek ortaya çıkan bu kötü manzaranın yok edilmesi için adımların atılmaya başlandığının göstergesi.”

Çevre konusunun 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde yoğun bir biçimde işlendiğini anlatan Çelik, “Cumhurbaşkanımızın sadece o gün ortaya koyduğu çerçeve bundan sonrası kabinemiz için ve partimiz için bir talimattır, bir çerçevedir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aynı gün, Zonguldak, İstanbul, Aydın, Kars, Malatya, Muş, Trabzon, Mersin ve Adıyaman’da 10 millet bahçesinin açılışını yaptığını hatırlatan Çelik, “Vatandaşlarımıza nefes aldıracak, şehirlerimizi daha yeşil, daha yaşanabilir hale getirecek bu millet bahçeleri projelerini çok yakın bir şekilde takip ediyoruz.” diye konuştu.

“Çevreye duyarlılıkla ilgili siyaset en önemli başlıklarımızdan birini oluşturuyor”

Çelik, aynı gün Van, Niğde ve Batman’daki atık su arıtma ile Artvin Hopa’daki içme suyu arıtma tesislerinin açılışlarının gerçekleştirildiğini anımsatarak “Atık arıtma tesislerinin ve temiz suyu korumakla ilgili faaliyetlerin partimiz açısından, siyasetimiz açısından öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu belirtmek isterim. Çevre siyaseti, çevreye duyarlılıkla ilgili siyaset en önemli başlıklarımızdan birini oluşturuyor.” ifadelerini kullandı.

Antalya’nın Alanya, Kocaeli’nin Körfez, İstanbul’un Tuzla, Ankara’nın Kızılcahamam ve Gaziantep’in Şehitkamil ilçelerinde atık getirme merkezlerinin de hayata geçtiğini dile getiren Çelik, “Şimdiye kadar 61 millet bahçesi tamamlanarak hizmete sunuldu. Böylece büyük bir nefes alma alanı, şehirlerimiz için çevre duyarlılığını gösteren yaşanabilir şehirlerin katsayısını artıran önemli bir altyapı ortaya çıkmış oldu. 46 ilimizde 10 milyon metrekarelik bir alana sahip 80 millet bahçesi de yapım aşamasındadır. Böylece bunların da eklenmesiyle daha büyük bir zemin elde edilmiş olacaktır.” dedi.

Çelik, tüm bunların yapılabilmesi için birtakım yan faktörlerin, birtakım temel faktörlerle devreye girmesi gerektiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Bu alanda yaptığımız en önemli işlerden bir tanesi doğalgazın yaygınlaştırılmasıdır. Doğalgazın yaygınlaştırılmasının çevrenin korunmasına büyük bir etkisi vardır. Geniş kapsamlı ağaçlandırma faaliyetleri sürdürülüyor, emisyonla ilgili yapılan müdahaleler de nihayetinde bu mücadelenin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bunlar gerek Çevre Şehircilik Başkanlığımızın partimize yaptığı sunumlar gerekse MYK’de MKYK’de MYK’ye ve MKYK’ye üye arkadaşlarımızın kendi bölgeleriyle ilgili getirdikleri duyarlılıklar bakımından güçlü bir şekilde takip ediliyor. Çevre siyasetinin en önemli siyasi kalemlerimizden, en baştaki siyasi kalemlerimizden biri olduğunu ifade etmek isterim.”

Bugün İstanbul! ‘Böyle bir şeyi ilk defa görüyorum’
İncelemeler dehşete düşürdü
Müsilaj tehlikesindeki sonuçlar ilk kez açıklandı! İşte kabusun nedeni…

KARADENİZ’DE YENİ DOĞAL GAZ KEŞFİ

Yeni bir doğal gaz keşfinin yapılması çok önemli. Deniz tabanında üretim tesisleri kurulacak.Karadeniz’de ortaya çıkan doğalgaz Türkiye’nin enerji tedarikinde oyun değiştirici bir aktör olarak yükselen bir işareti ortaya koydu. Amasra 1 kuyusunda doğalgaz keşfinin yapılması çok önemli. Daha önce Tuna 1’de doğalgaz keşfedildi. Deniz tabanında doğalgaz üretim tesisleri kurulacak, karada doğalgazı işleyecek, kullanıma hazır hale getirilecek tesisler kurulacak.

TERÖRLE MÜCADELE OPERASYONLARI

Operasyonlar kararlılıkla devam ediyor.Bütün bu mücadeleyi kendi milli güvenliğimiz için, egemen bir devlet olarak vatandaşlarımızı korumak için, hukuk düzenimizi demokrasimizi tehdit eden teröre karşı gerçekleştiriyoruz. Asker, polis, güvenlik, jandarma, istihbarat mensuplarına saldırdığı gibi vatandaşımıza saldırıyor. Buna karşı meşru mücadele vermekten daha doğal bir şey olamaz. Maalesef içeride bunların tercümanları olan psikolojik harp unsurları karşımıza çıkıyorlar. Montajlanmış fotoğraflarla sanki Türkiye’nin sivillere, tarihi eserlere karşı eylemi varmış gibilerinden yaklaşım sergiliyorlar. Bunu yapanlar Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilerin bozulmasını arzulayanlardır. TSK bu konuda en yüksek hassasiyete sahip bir mücadeleyi vermektedir. Bazen gecikmenin tek sebebi ‘aman sivillere, yerleşim yerlerine, insanlığın mirasına zarar gelmesin’ denmiştir. Terörle mücadelenin istismar ederek sivillere zarar veren başka ülkeleri görüyoruz.

GÖÇMENLERE SES BOMBALI ÖNLEM

Yunanistan’ın bu ihlaline ses çıkarılmıyor.Mülteci konusu insanlığın gündemini oluşturmaya devam ediyor. Çok üzülerek açıklıyorum. En son Yunanistan’da yüksek teknolojili ses bombaları devreye alındı. Bunlar kullanılması halinde temas eden kişilerin güçlü bir şekilde zarar görecekleri tıbbi raporlarla açıklanıyor. Yunanistan sınırlarına mülteci gelmesin diye yapıyor, Avrupa’nın sınırlarını korumaktan bahsediyor. Ses bombaları bir çeşit silah. Sınırlarımıza ölümden kaçan insanlar yaklaşmasın diye bunu kullanacaksınız ondan sonra Avrupa değerlerinden bahsedeceksiniz.

HDP İDDİANAMESİ

İddianame, Anayasa Mahkemesi tarafından HDP ile ilgili eksiklerin tamamlanması için iade edilmişti. Zannediyorum o eksiklerin tamamlanmasıyla tekrar başlayan bir süreç.

HAYVAN HAKLARI YASASI

Bu MYK’da son kez görüşüyoruz yasayı. Son noktayı bugün koyacağız. Meclis kapanmadan bu yasa geçecek. Bu konudaki haberleri duydukça içimiz eziliyor.

“NETANYAHU DÖNEMİ TARİHE KÖTÜ BİR DÖNEM OLARAK GEÇTİ”

Netanyahu dönemi kötü bir dönem olarak geçti tarihe. Bütün bu şiddet eylemleri, herkesin geleceğine, iki devletli çözüme ve barış çalışmalarına zarar veriyor. Netanyahu dönemi, Kudüs ve Mescid-i Aksa’da şiddetin artması, iki devletli çözüm açısından kötü bir dönem. Umarım koalisyon hükümetinden iki devletli çözüm konusunda olumlu adımlar gelir.

ERDOĞAN – BIDEN GÖRÜŞMESİ

İki liderin yüz yüze ilk görüşmesi olacak. Daha önceden tanışıyorlar. Birbirlerinin siyasi yaklaşımlarını biliyorlar. Irak dosyası, Başkan Obama döneminde Biden’a verilmişti. Dolayısıyla Biden’ın Orta Doğu ile ilgili bir kapasitesi, birikimi var. Hatta Cumhurbaşkanımızın rahatsızlığı sırasında, başkan yardımcısı olarak Türkiye’ye geldiği sırada onu evinde ziyaret etmişti. Dolayısıyla birbirlerini tanıyorlar. Büyük bir ajandaya sahibiz. ABD ile müttefiklikten başlayarak çok uzun, dünyanın çeşitli yerlerinde omuz omuza özgürlüklerin, siyasi değerlerin korunması mücadele verdik. Pek çok konuda birbirimizi yakından tanıyoruz. Bu büyük ajandanın içinde maalesef olumsuz sayfalar var. Bu sayfalara en son sözde Ermeni Soykırımı’nın tanınması eklendi. Kıbrıs konusunda Rum Kesimi’ne yönelik destekleri söz konusu. En önemlilerinden bir tanesi, terör örgütü YPG/PYD’de güya DEAŞ ile mücadele ettiği için verilen destekler. FETÖ’nün himaye edilmesi gibi temel konular var. Bizim arzumuz, bu temel konulardaki negatif sayfaları devreden çıkarmak. Müttefikimizle aramızda olan sorunları çözmek.



[Son dakika: Erdoğan-Biden görüşmesi öncesi AK Parti'den flaş açıklama

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.