11:00 : AzerbaycanBasın Servisi Başkanı Albay Vagif Dargahli: Düşmanın kayıpları arasında Suriye ve Ortadoğu’nun çeşitli ülkelerinden gelen Ermeni asıllı paralı askerler var.

10:50 :Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı altı Azeri vatandaşın öldürüldüğünü, 19 kişinin de yaralandığını duyurdu.

10:20 :Çin Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada Azerbaycan-Ermenistan çatışmasına ilişkin tarafların tansiyonu düşürmesini umduğunu söyledi.

10.15 : Azerbaycan, kısmi askeri seferberlik ilan ettiğini bugün resmen açıkladı.

09.55 : Ermenistan Dışişleri Bakanı Zohrab Mnatsakanyan, bugün paylaştığı Twitter mesajında Azerbaycan’ı suçlayarak asılsız iddiaları gündeme getirdi: “Bir kez daha tekrar ediyoruz, risk azaltma ve ateşkes rejimini güçlendirme mekanizmalarını yerleştirmek için çok sayıda teklif vardı ancak Azerbaycan’ın yöntemi güç kullanmak olduğu için bunlar katı bir şekilde reddedilmişti.”

09.30 :Ermenistan’ın işgal altında tuttuğu Dağlık Karabağ bölgesel yönetimi, Pazar günü gerçekleşen çatışmalarda 15 Ermeni askerinin daha öldüğünü bu sabah resmen açıkladı.

Savaşın devam ettiğini belirten bölgesel yönetim, Azerilerin hava ve topçu saldırılarında 16 askerin öldüğünü ve 100’ü aşkın askerin de yaralandığını duyurmuştu.

09.15 : Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Talış köyü etrafındaki bazı tepelerde kontrolün ele geçirildiğini ve Ermeni güçlerin geri çekildiğini açıkladı.

Azeri birliklerinin füze ve toplarla dövdüğü bölgede Ermenistan ordusunun ağır kayıplar verdiği bildiriliyor.

Azerbaycan’da başkent Bakü’nün de aralarında bulunduğu altı şehir ile 16 bölgede yerel saatle 21.00-06.00 arası sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

09.00 : Murovdağ’ın zirvesini ele geçiren Azeri ordusu, Ermenistan’ı işgal altındaki Dağlık Karabağ’la birleştiren Vardeniz-Ağdere otoyolunun kontrol altına alındığını aktarıyor.

Bakü yönetimi, Ermenistan’dan işgal altındaki Kelbecer ve Ağdere’ye askeri malzeme taşınmasının önleneceğini belirtiyor.

TÜRKİYE’DEN TAM DESTEK

08.00 : Pazar sabahı erken saatlerde başlayan Dağlık Karabağ çatışmasının ardından, dünyanın gözü Ermeni işgali altında olan bölgeye çevrildi.

Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer yetkililerin açıklamalarıyla Azerbaycan’a destek verdi.

Birleşmiş Milletler (BM) ABD, AB, Rusya, Fransa ve Almanya ise taraflara çatışmaları durdurma çağrısı yaptı.

Taraflar bu yaz mevsiminde de çatışmaya girmiş ancak bu kez savaşılan yer daha kuzeydeki Tovuz bölgesi olmuştu. Ağır silahların da kullanıldığı çatışmalarda 16 asker ve bir sivil hayatını kaybetmişti.

Bölgede 2016 yılında da dört gün süren çatışmalar yaşanmıştı. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı yıllardır sorunun çözümü için arabuluculuk faaliyeti yürütüyor.

Rusya, Fransa ve ABD’nin yer aldığı Minsk Grubu’nun da benzer yöndeki faaliyetleri henüz bir sonuç vermiş değil.

35 YIL ÖNCE YENİDEN GÜN IŞIĞINA ÇIKAN SORUN

07.45 : Peki, ikisi de eski Sovyetler Birliği ülkesi olan Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ sorununun tarihçesi ne? ‘Dağlık Karabağ’ bölgesinin kelime kökeni birkaç farklı dilin karışımından oluşuyor. İsminin içinde bulunan birkaç dil bile, bölgenin tarih boyunca farklı kültürler arasındaki geçişkenliğe nasıl maruz kaldığını başlıbaşına gösterir nitelikte.

İngilizcesi Nagorny (ya da Nagorno) Karabakh. ‘Nagorny’ kelimesi Rusçada ‘dağlık’ (нагорный), anlamına geliyor. Azerbaycancada da, tıpkı Türkçe’deki gibi ‘dağlık’ anlamına gelen ‘dağlıq’ ya da ‘yukarı’ anlamına gelen ‘yuxarı’ kelimeleri ile anılıyor. Karabağ ise, Türkçe ve Farsçada ortak bir kelime olup, ‘siyah bahçe’ demek.

Azerbaycan ve Ermenistan’ın 1922’de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne katılmasıyla Dağlık Karabağ, kabullenilmiş görünen ancak Ermeniler tarafından benimsenmeyen bir yapıya evrildi. 1923’te Azerbaycan Cumhuriyeti’ne bağlı otonom bölge statüsü verilen Dağlık Karabağ’da, bölgede yaşayan etnik Ermenilerin, Azerbaycan yönetiminden duydukları rahatsızlığı zaman zaman gündeme getirmelerine rağmen, Sovyet sisteminin durma noktasına geldiği 1980’lerin sonuna kadar statüko korundu.

Sovyetler Birliği’nin son lideri Mihail Gorbaçov’un tıkanan sistemin önünü açmak için 1985’te başlattığı açıklık (glasnost) ve yeniden yapılanma (perestroika) süreciyle beraber, Kafkasya’nın bütün sorunlu alanları gibi Dağlık Karabağ da gün ışığına çıktı.

Sovyet yönetiminin her geçen gün zayıflayan otoritesini değerlendiren Dağlık Karabağ Otonom Yönetimi, 1988’de Ermenistan Cumhuriyeti’ne bağlanmayı talep etti. Bu talep karşılık bulmazken Azerbaycan ile Ermenistan’ın 1991’de bağımsızlıklarını ilan etmelerinin akabinde Dağlık Karabağ Ermenilerinin ayrılma girişimleri de yoğunlaştı.

Bu dönemde Karabağ’daki Azeri nüfusu zorunlu göçler nedeniyle yüzde 20’ye kadar düşmüştü. 10 Aralık 1991’de yapılan ve bölgede kalan Azerilerin boykot ettiği referandumda Ermeniler, Azerbaycan’dan ayrılmak için oy kullandı. Referandumun ardından Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığı ilan edildi, ancak bu girişim uluslararası toplumda karşılık bulmadı.

Ermenistan ordusunun desteklediği Dağlık Karabağ Ermenileri ile bölgede yaşayan Azeriler arasındaki gerilim, bağımsızlık ilanıyla gittikçe yükseldi. Çıkan çatışmalar, 1992’de Ermenistan ordusu ve Dağlık Karabağlı Ermeniler ile Azerbaycan ordusu arasında sıcak savaşa dönüştü.

Kafkasya coğrafyasında Sovyet sonrası dönemin ilk büyük çatışması konumundaki Dağlık Karabağ Savaşı, 1994’te son buldu. Savaş nedeniyle yaklaşık 30 bin kişi hayatını kaybetti.

Dağlık Karabağlı Ermeniler, savaş sonunda bölgenin tümünün kontrolünü ele geçirdikleri gibi komşu yedi bölgeyi (rayon) de işgal ettiler. Böylelikle Dağlık Karabağ ile Azerbaycan’ın doğrudan temas noktaları oldukça sınırlandı.

Dağlık Karabağ sorunu akademik çevrelerde yıllardır ‘donmuş çatışma’ olarak nitelendiriliyor. Aralıklarla devam eden çözüm müzakerelerine rağmen hem Dağlık Karabağ-Azerbaycan temas hattında hem de Azerbaycan-Ermenistan sınırında, karşılıklı ateşkes ihlalleri sık sık tekrarlanıyor. 2014’ün Ağustos ayında 20 yılın en kanlı çatışmaları yaşandı. Dağlık Karabağ sınırında iki gün süren çatışmalarda 13 Azerbaycan askeri öldü. Ermenistan Savunma Bakanlığı da 20 askerinin öldüğünü açıkladı.

Yarım milyon mülteci Azerbaycan ve Ermenistan’a sığındı, yaklaşık bir milyon insan zorla yer değiştirmek zorunda kaldı. Dağlık Karabağ çatışmaları başlamadan önce varolan bazı kasaba ve köyler tamamen terk edildi ve harabeye döndü.

Azerbaycan topraklarının yüzde 14’ünden fazlası halen işgal altında.

Azeriler bölgenin tarihsel olarak kendi kontrolünde olduğunu ve dolayısıyla kendilerine ait olduğunu söylüyor; Ermeniler ise bölgede hep Ermenilerin yaşadığını ve Azeri yönetiminin gayrimeşru olduğunu savunuyor.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.